TASAVVUF NEDİR?
Tasavvuf, ruhun kendini arama yolculuğudur.
Sözle anlatması kolay, yürekle kavraması zordur.
Çünkü tasavvuf, bilgiyi ezberlemek değil; bilgiyi, aşkın ateşinde pişirip yaşamaktır.
Peki ama gerçekten nedir tasavvuf?
Tasavvuf, insanın kendi iç dünyasını derinlemesine tanıması ve içindeki ilahi cevheri keşfetmesidir.
Bütün zahiri kalıpları, isimleri, makamları, kimlikleri bir kenara bırakıp, özünde kim olduğunu bulma çabasıdır.
Mevlânâ’nın dedği gibi;
–“Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok; nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.”
Tasavvuf, dış görünüşlerin değil, iç hakikatin peşindedir.
Özünde, “Ben kimim?” sorusunun cevabını bulmak için bir ömür boyu süren bir arayıştır.
Tasavvufun Temel Ruhu Nedir?
Tasavvufun temelinde üç büyük kavram yatar;
Aşk, Hiçlik ve Yolculuk.
💥 Aşk:
Tasavvuf, aşk olmadan eksik kalır ama bu aşk, dünyevi aşklardan çok daha derindir.
Yaratan’a, tüm yaratılmışa, varoluşa duyulan sınırsız bir aşktır.
Şairin dediği gibi:
–“Aşksız insan kuru ağaca benzer; ne meyve verir, ne gölge.”
💥 Hiçlik:
Tasavvuf, kendini büyütmenin değil, kendi varlığının geçiciliğini anlamanın sanatıdır.
Varlık iddiasından sıyrıldığında, insan gerçek sonsuzlukla buluşur.
Bir su damlasının okyanusta kendini kaybetmesi gibi, insan da aşkın okyanusunda yok olur ve asıl varlığına kavuşur.
💥 Yolculuk:
Tasavvuf bir sonuç değil, bir yoldur.
Sonsuz bir yolculuktur.
İnsan her adımda biraz daha “kendinden geçer” ve her adımda biraz daha “hakikate yaklaşır”.
Bu yüzden tasavvuf ehli için önemli olan;
“varmak” değil,
“yolda olmaktır”…
Tasavvuf Sadece Dervişlerin mi Yoludur?
Hayır…
Tasavvuf sadece tekkelerde yaşayanların, dervişlerin ya da belli bir kıyafet giyenlerin tekelinde değildir.
Gerçek tasavvuf, herkesin içinde yaşayabileceği bir haldir.
Bir çocuğun gülüşünde, bir yaşlının duasında, bir işçinin alın terinde de tasavvuf vardır.
Çünkü,hakikat her yerdedir…
Önemli olan, bakarken “göz” ile değil, “gönül” ile görebilmektir.
Tasavvuf; Bir bilgi mi, Yoksa bir hâl mi?
Tasavvuf, bilgiyle başlar, ama bilgide kalmaz…
Gerçek tasavvuf, bir hâl işidir.
İnsan öğrendikçe değil, yaşadıkça tasavvufun kapılarını aralar.
Eskiler şöyle derdi;
–“Söz ile varılmaz bu dergâha,
Hâl ile gelir, hâl ile varılır…”
İşte bu yüzden tasavvuf;
🔸kitap sayfalarında değil, 🔸kalbin derinliklerinde yazılıdır.
Tasavvuf Günümüzde Ne İfade Eder?
Bugün hızlıca tüketilen dünyada, tasavvuf;
🔹Bize yavaşlamayı,
🔹Görünüşten sıyrılıp özün değerini,
🔹Yarışmaktan vazgeçip kendimizi hatırlamayı, öğretir.
Tasavvuf, modern çağın gürültüsünde kaybolan ruhumuzun fısıltısını yeniden duymaktır.
Ve en önemlisi;
Tasavvuf; Birbirimize bakarken, kimin çok bildiğini değil, kimin daha çok sevebildiğini anlamaktır.

HER ŞEY VAKTİNİ BEKLER
NE GÜL VAKTİNDEN ÖNCE AÇAR
NE GÜNEŞ VAKTİNDEN ÖNCE DOĞAR
BEKLE SENİN OLAN SANA GELECEKTİR
Hz. Mevlana
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…


Comments are closed.