Atatürk Gençlik

KAHRAMAN BABA

KAHRAMAN BABA

Noah doğduğunda, doktorlar Down sendromlu genç baba Ben’e onun çocuk yetiştiremeyeceğini söylediler.

Yemek saatlerini anlayamayacağını…

Ağlayan bir bebeği nasıl sakinleştireceğini bilmediğini…

Bunun altından kalkamayacağını…

Ama, Ben onları dinlemedi.

Yeni doğan oğlunu kucakladı, alnından öptü ve fısıldadı;

–“Her şeyi bilmiyor olabilirim… ama seni nasıl seveceğimi biliyorum.”

Ve o gerçekten sevdi.

Titreyen elleriyle onu besledi, ninniler öğrenip usulca mırıldandı,
her gece şafağa kadar kucağında salladı.

Küçük bir restoranda yarı zamanlı çalışarak peçete katladı, kazandığı her kuruşu Noah’ın geleceği için biriktirdi.

Bakışlar vardı. Fısıltılar…

Diğer ebeveynler sorardı;

–“O mu? Babası mı gerçekten?”

Ben sadece gülümser, gururla başını sallardı;

–“Bu benim oğlum. En iyi arkadaşım.”

Yıllar geçti. Noah büyüdü, Ben yaşlandı…

Zaman, bir kitabın usulca çevrilen sayfaları gibi aktı.

Noah güçlü, nazik ve başarılı bir adam oldu.
İnsanlar ona şöyle dedi;

–“Harika bir şekilde yetiştirilmişsin!”

O da cevapladı;

–“Çünkü dünyayı sadece sevgiyle gören biri tarafından büyütüldüm.”

Zamanla Ben’in hafızası silinmeye başladı.

Önce eşyaların yerini unuttu, sonra isimleri…

Ve bir gün Noah’ı bile.

Bir sabah gözlerinin içine baktı ve sordu;;

–“Sen benim arkadaşım mısın?”

Noah elini tuttu ve yavaşça fısıldadı;

–“Ben senin oğlunum. Senin büyüttüğün.
Her şeyini vererek yetiştirdiğin kişiyim.”

Şimdi sıra Noah’ta. Babasını besliyor.

Yürümesine yardım ediyor.

Ben uykusuz gecelerde mırıldanılan ninnileri artık ondan duyuyor.

Noah, sadece babasına bakmıyor.

Ona verilen, sevgiyi, emeği ve zamanı iade ediyor…

Bir ömrü, iki kez yaşanmış gibi…

Ve bugün, fotoğraflarını çekerken, Noah içtenlikle gülümsüyor.

Çünkü dünya yaşlı,  Down sendromlu bir adam ve onun yetişkin oğlunu görüyor.

Ama Noah… Öğretmenini, Kalbini, Kahramanını görüyor…

 

GÜVEN İLETİŞİM

Sağlıklı bir babanın öncelikle çocuğunun bir birey olduğunu, kendine özel ilgileri, ihtiyaçları ve beklentileri olduğunu bilmesi gerekiyor.
Babanın güven öğesi olduğunu ve çocukların hayatındaki en önemli iki şeyin önünde geldiğini söylemiştik.
Çünkü en temel içgüdümüz hayatta kalmaktır.
Hayatta kalmak içinse güvende olma çok önemlidir.
Bu anlamda babanın çocuğun yanında olması ve güven hissiyatını ona aktarabilmesi önemlidir.
Babalar çocukları ile nasıl iletişim kurarlarsa ileride hayatına giren otorite figürleri ile benzer iletişimi kurarlar.
O yüzden ideal baba çocukları ile güçlü iletişim kurmalı ve onları her zaman dinlemelidir.
Güçlü bir iletişimi olan ve güven duygusu veren babanın çocuklarının özgüvenleri daha güçlü olacaktır.
Sert ve otoriter baba olmak yerine sakin, dinleyen ve anlamaya çalışan bir baba daha sağlıklı bir iletişim kuracaktır.

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

Comments are closed.